Geştalt Terapisi

Gestalt psikolojisi 20. yüzyılın ilk yıllarında Avrupa’da gelişen ve etkilerini günümüzde de sürdüren bir psikoloji akımıdır. Birbirinden farklı birimlerin bütünleşip anlamlı bir şekil kazanmasına Gestalt denir. Bütün herkes tarafından kendine özgü olarak algılanır ve herkes için farklı bir anlam taşır. Gestalt felsefesine göre kişi kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çevresiyle bir uyum oluşturmaya çalışmaktadır.Bu nedenledir ki Gestalt yaklaşımıyla çalışırken kişi merkeze alınmakla beraber çevresi ile olan etkileşimi de bütüncül bir şekilde ele alınmaktadır.
Gestalt yaklaşımına göre;

•Her birey kendi çevresinin bir parçasıdır ve onu çevresinden ayrı olarak anlayamayız.
•Her birey beden, duygular ve düşüncelerden oluşan bir bütündür ve bunlar birbirleriyle ilişkili olarak işlevsellik kazanır.
•Her birey çevresiyle temasında yaşadıklarının hem nedeni hem de sonucudur.
•Her birey kendi duyumlarının, düşüncelerinin ve duygularının farkında olma kapasitesine sahiptir.
•Her birey kendisinin farkında olabildiği için, seçim yapma kapasitesine de sahiptir ve bu nedenle de kendi davranışından kendisi sorumludur.
•Her birey kendini ancak içinde bulunduğu AN’da yaşayabilir. Geçmiş ve gelecek de, yalnızca ŞU AN’da yaşanabilir. Geçmiş ŞU AN’da hatırlanarak, gelecek ise ŞU AN’da sonra olacaklar tahmin edilerek yine ŞU AN’da yaşanır.

Gestalt terapisinin amacı, kişinin o anda geçerli olan deneyimini yani ne istediğini, ne yaptığını, nasıl yaptığını, ne hissettiğini açık olarak algılamasını sağlayarak farkındalığını arttırmaktır. Terapinin her aşamasındaki farkındalık; çevreyi bilme, seçim yapmanın sorumluluğunu alma, kendini bilme ve kabul etme becerisidir. Başka bir deyişle kendiyle ve çevresiyle temas kurabilme becerisidir.